Kawasaki hastalığı ilk kez 1967 yılında Japonya’da tanımlanmış olan ateş, döküntü, bilateral eksüdatif olmayan konjunktival konjesyon, servikal lenfadenit, el ve ayaklarda şişlik ve eritem ile karakterize bir vaskülittir1. Çocukluk çağında Henoch Schonlein vaskülitinden sonra en sık görülen ikinci vaskülit nedenidir. Sistemik vaskülitle giden bu hastalıkta, bazı hastalarda koroner-periferal arteriyel anevrizma ve miyokard enfarktüsü gibi komplikasyonlar görülebilir.
Hastalık genelde 5 yaşın altında ve erkeklerde görülmektedir.%27 kızlarda,%73 erkek
Hepsinde huzursuzluk vardır. İkisinde özellikle büyük eklemlerde artrit gözlenir. Eklem tutulumu yani yürüyememe, tedavi ile birlikte sekel bırakmadan düzeldi.
Hastalığın dört evresi vardır:
1. Akut dönem: Yaklaşık 10 gün süren; ateş, konjjunktivit, oral mukoza ve ekstremite değişiklikleri, irritabilite, döküntü, servikal lenfadepoti, eritrosit sedimentasyon hızı yüksekliği, aseptik menenjit, miyokardit ve perikarditin görülebildiği dönemdir.
2. Subakut dönem: Hastalığın 11-21. Günleri arasında genellikle ateş düşer, irritabilite devam eder ve klinik bulguların çoğu normale dönmeye başlar. Bu dönemde palpe edilebilen anevrizmalar gelişebilir.
3. Konvalesan dönem: Hastalığın 21-60. günleri arasında klinik bulguların çoğu düzelmiştir, periferik damarlarda anevrizmal dilatasyonlar, konjunktivit, miyokardial infarkt ve anevrizma rüptürleri görülebilir.
4. Kronik dönem: Hastalığın 60. gününden sonra anjina pektoris, koroner stenoz veya miyokard yetmezliği görülebilir.Tedavi : Akut dönemde uygulanan IVIG ve salisilata cevap son derece iyidir. Tedavinin etkili olması için, ilk 10 gün içerisinde başlanılması gerekir. IVIG 2 gr/kg dozunda, 10-12 saat süreyle uygulandığında ateş ve diğer sistemik semptomlar 24 saat içerisinde kontrole alınır ve koroner anevrizma gelişme riski önemli oranda azalır. Salisilat ateşli dönemde 80-100 mg/kg/gün, 4 dozda (20-30 mg/kg serum düzeyi sağlayacak şekilde) verilir. Ateş kontrol altına alınınca antitrombotik dozda (5 mg/kg/gün), 6-8 hafta devam edilir. Düşük dozda aspirin, yalnız olarak veya dipiridamol ile birlikte, koroner tutulum varsa, bu lezyonlar düzelinceye kadar verilmelidir. Kortikosteroidlerin ve trombolitik ajanların yararı gösterilememiştir. Ağır koroner tıkanıklıklarda bypass cerrahisi uygulanabilir.Eğer ilaç bulanamazsa hasta kaybedilir.Bulunduysa bile yürüme bozukluklarına,kalp sorunlara yol açabilir.
Nedeni
Hastalığın nedeni bulunamamıştır fakat hala araştırılmaktadır.
Hastalık 1.000.000'da 67 kişide görülmektedir 27'si 5 yaşın üstünde gerisi 5 yaşın altındadır.Amerikada bu oran 5.8'dir daha çok Japonyada 5 yaşın altında erkeklerde görülmektedir.
Yakından ilgilendiğim bir konu 1.000.000'da 27 kişinin arasındayım erkek olmadığıma göre bu hastalığa ortak olan 18. kişi benim özelim
